Üniversitede geçirilen yabancı dil odaklı bir hazırlık senesinin artısı çok. Üniversitede hazırlık okumak bize hangi avantajları sağlar, önce bunu görelim:

Üniversitede Hazırlık Okumak Gerekli Mi?

Daha önceki yazımda (Üniversitede Hazırlık Okumak) Türkiye’deki üniversitelerin hazırlık modellerini kısaca tanıtmış ve hazırlık rehberine devam edeceğimi yazmıştım. Şimdiki yazımda ise tecrübelerime dayanarak hazırlık okumanın bize kazandırabileceklerine ve yaşatabileceği olumsuzluklara değinmek istiyorum.

Ben üniversitede 2 sene boyunca hazırlık okumuş, ardından ise yurtdışında bir dil okuluna katılarak dilini geliştirmiş bir öğrenci olarak hepsinin bana çok fazla şey kattığını ve birçok kişi için de güzel fırsatlar yaratabileceğini düşünüyorum. Herkese de durumun olumlu yanlarını görerek, dezavantajların üstesinden gelmeye çalışmayı ve hazırlık dönemini hem keyifli, hem de verimli bir şekilde geçirerek bitirmenizi tavsiye ediyorum.

İsterseniz üniversitede hazırlık okumak bize hangi avantajları sağlar, önce bunu görelim:

-Sosyal çevre: bölüm dersleriyle kıyaslandığında oldukça kolay geçecek İngilizce dersleri, bize mümkün olduğunca boş vakit ve sosyalleşme imkanı sunar. Bölüme geçtiğimizde oldukça kısıtlı bir arkadaş çevresiyle karşılaşacağımızı gözönünde bulunduracak olursak, sosyalleşmek, arkadaş edinmek için hazırlık eğitimi mükemmel bir fırsattır.

-Hobi edinme: Üniversite, önceden varolan yahut planladığımız ama üniversite sınavlarına hazırlandığımız, aile ile anlaşamadığımız, bir türlü cesaret edemediğimiz vs. sebeplerden ötürü bir türlü yapamadığımız hobiler için önümüzü açıyor. Hobilerin başlangıcı bir alıştırma evresi ile geçeceği, bunun da bazı sıkıcı yanları bulunduğunu, bize vakit harcatması gerektiğini hesaba katacak olursak, hazırlık senemizden daha iyi bir alternatif olduğunu düşünmüyorum. Enstruman, edebiyat, spor, gastronomi veya hiçbir şey yapmadan, kafa dengi insanlarla hoş vakit geçirmek… Önünüzde hazırlığı da hesaba katarsak, 5 seneniz ve ömür boyu sizi mutlu edecek hobileriniz için ayırabileceğiniz sınırsız vaktiniz mevcut. Kullanın!

Üniversite, yeni hobiler edinmek, varolanları geliştirmek ve sosyal çevre edinmek için hayatımızda bulunan en güzel fırsatlardan birisidir.
Üniversite, yeni hobiler edinmek, varolanları geliştirmek ve sosyal çevre edinmek için hayatımızda bulunan en güzel fırsatlardan birisidir.

-Dinlenme: Lisede geçirilen seneler, üniversite sınavı öncesi yaz aylarından başlayan dershaneler veya özel dersler öğrenciyi son bir sene epeyce hırpalar. En çalışmadığını söyleyen öğrenci bile, sadece bu düzeni takip ettiği zaman belli bir enerjisini harcamak zorundadır ve bu da çok ciddi bir yorgunluk-bıkkınlık durumu getirir. Tüm bu sebeplerden, bölüm derslerinin zorluklarıyla boğuşmadan önce, bir sene vaktimizi güzel şeylere ayırmanın hakkımız olduğunu düşünüyorum.

-Dil öğrenmeye giriş: bize en sıkıcı gelebilecek, ancak hazırlığın ana damarı olan konu burası. Üniversiteden önceki geçirdiğimiz 12 senenin çoğunluğu gramer kuralları ve bu kuralların ezberlenerek başarılı olunduğu sınavlarla geçmiş durumda. Özel okulları, bir kısım devlet okullarını ve farklı eğitim yöntemleri deneyerek, dili öğrencilerine sevdirmeyi başaran İngilizce öğretmenlerini hariç tutsam da, 12 senelik eğitim hayatımızda yabancı dil eğitimi çoğunluğumuz için bir fiyaskodan ibaretti. Kişisel bir çabamız veya önceki cümlede bahsettiğim gibi imkanlarımız bulunmadıysa hazırlık okuma düşüncesi bize oldukça zor gelecektir. Yabancı dilin bize sağladığı birçok imkandan mahrum kalma riskini göze alamayacağımıza göre, bunun bazı motivasyon yöntemleri ve biraz da çabayla aşılabilecek bir problem olduğunu bilmemiz gerekli.

Görüldüğü gibi, yabancı dil eğitimi odaklı bir hazırlık senesinin bize kazandıracağı artılar çok fazla. Ancak objektif bir şekilde değerlendirecek olursak, yaşatabileceği bazı olumsuzluklara da değinmek şart.

Sene kaybı: Yaşımızla, üniversiteyi bitireceğimiz sene konusunda, maddi ve manevi konularda herhangi bir sorun yaşamıyorsak, hazırlık okuyacağımız bir sene bize fazlaca mutluluk ve rahatlama imkanı getirecektir. Ancak hız ve zaman bizim için önemliyse, dil eksiğini sonraki yıllarda farklı şekillerde kapatmayı amaçlıyorsak ve bir an önce üniversitede alacağımız eğitime başlamak istiyorsak, bu bir senenin bize işkence gibi geleceğini kabul etmek gerekir. Bu durumda olan arkadaşlarımıza, hazırlık zorunlu değilse okumamalarını, zorunluysa önceden alacakları kurslar-dersler veya kendi çalışmaları vasıtasıyla atlama sınavında şanslarını denemelerini tavsiye ederim. Bunlardan hiçbiri olmuyorsa ve bir sene boyunca dil öğrenmek durumundaysak, moral bozmaya yine de gerek yok. Bir seneyi elimizden geldiğince iyi değerlendirerek, seneyi başarıyla tamamlarız ve fazladan bir sene kaybını daha göze almamış oluruz.

Bilgileri unutmak: Özellikle sayısal alandaki öğrencilerin, üniversiteye hazırlık dönemi esnasında oldukça fazla formülle, metotla ve soruyla alakadar olduğu kesin. Üniversiteye devam eden öğrencilerin çoğu, lisede öğrendiklerinden gelen bilgileri kullanarak başlangıç yapıyor ve üniversitedeki akademik eğitimine bu şekilde devam ediyor. Bu bilgileri kullanmadan geçireceğimiz bir sene, bölüm başladığında bizi fazladan çalışmak zorunda bırakabilir. Burada da alternatifimiz yukarıda yazıldığı şekilde. Bir ek yapmak gerekirse, lise veya ortaokul öğrencilerine ders vererek(ki ilk tavsiye edeceğim yol da budur) veya bilgilerimizi canlı tutacak başka bir yol bularak, bunun üstesinden gelebiliriz.

Sınav stresi: Üniversite sınavının stresini yeni atlatmışken, daha belki de bir sene dolmadan “İngilizce öğrenebilecek miyim, seviyem sınavı geçmeye yetecek mi?” sorularıyla boğuşan, sene sonunu ciddi bir sıkıntı olarak gören çok fazla öğrenci var. Bu konudaki tavsiyem de öncekilere benzer şekilde, düzenli bir şekilde derslere çalışmak, takviye çalışmalar yapmak ve sınava hazır bir şekilde girerek bunun üstesinden gelmek şeklinde olacak. Yapılabilecek ek çalışmaları ve kendi faydalandığım bazı kaynakları/yöntemleri bir diğer yazıda paylaşacağım.

Türkiye’de bulunan çoğu kalburüstü üniversitede, neredeyse bilinen tamamı İngilizce olmak üzere hazırlık okumak, okunmasa bile dil konusunda belli bir yetkinliğimizin bulunduğunu kanıtlamak yönetmeliklerle sınırları çizilmiş bir zorunluluk halini almış durumda. İş yaşamına etkisini ve entelektüel-sosyal hayatta yabancı dilin gerekliliğini ise, konudan sapmamak adına ayrıntılandırmak istemiyorum. Bunlar ve yabancı dil öğrenmeyle ilgili bazı tavsiyeler daha başka bir yazılarmızın konusu olacak.

Benzer yazılar için:

Üniversitede Hazırlık Okumak Gerekli Mi?” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>