Şehir İnsanı İçin Huzur Deneyimi: Dışarıda Kuş Beslemek

Pek çoğumuzun güneş altındaki hayatı sokakta, insanların arasından sıyrılmaya ve telaşla belirlediği yere varmaya çalışmakla geçiyor. Bu süre içinde gördüğümüz başlıca şeyler; bol bol insan, kilometrelerce asfalt ve üzerinde yine hedef noktalara varmaya çalışan araçlar.

Yine pek çoğumuz, doğal hayatı umursamak konusunda yetersiz kalmakta. Her ne kadar insanoğlu yaşam alanlarını işgal etmiş (ve daha da etmekte) olsa da, bulunduğumuz çevrede bizim haricimizde pek çok canlı yaşıyor, yaşayacak. Onlara gereksiz bir ayrıntı, bir süs ağacı muamelesi yapmak ise, maalesef ki, yalnızca bizim kaybımız. Onlar hayatlarını yaşıyorlar, bizse etrafımızı umursamadan, sokaklarda hedefe varmak üzere, emekliliğimize kadar koşturuyoruz.

Yaşadığımız çevrenin en önemli sakinlerinden birisi, şanslıysak eğer, sabah erken kalktığımızda cıvıl cıvıl sesleriyle bizi karşılayan envai çeşit kuş türü: sınırlı sayıda kalmış ağaçlarda konaklıyor, çatı aralarına ve havalandırma boşluklarına yuva yapıyor, özellikle de sıcak havalarda, bizim bir yerlere koyduğumuz besinlerle-sularla ihtiyaçlarını gideriyorlar. Ve yine kuşlar, kent insanı için çoğunlukla heykellere ve kıyafetlere pisleyen, sadece istenen zamanda, istenen yerde görülmek istenen bir unsur olarak görülüyor. Bir parka oturduğumuzda, parktaki buğday satıcısından aldığımız buğdayla kuşları beslerken keyif alıyoruz, ancak sokakta yürürken üzerimizden uçan kuş sürüsüne bizi ürküttükleri için kızgınlıkla bakıyoruz. Üzerinde yaşadığımız yerkürenin onların da yaşam alanı olduğunu unutup, onlara karşı çoğunlukla umursamaz davranıyoruz.

Etrafımıza günde fazladan birkaç dakika ayırarak, hem kendimizi çok daha iyi hissedeceğimiz, hem farklı uğraşlar edineceğimizi, hem de çevre için işe yarar şeyler yapabileceğimizi düşünüyorum. Bunlardan en basit ve en zahmetsiz olanı ise kuş beslemek.

Annemin ve babamın bu sıralar sıklıkla yaptıkları emeklilik aktivitesi bu olmuş durumda. Akşam uyumadan önce ellerine bayat ekmekleri, önlerine de leğenleri alıyorlar ve kah sohbet ederek, kah televizyon izleyerek ekmekleri ufak ufak bölüp, leğenin içinde topluyorlar. Ardından leğendeki hazır ekmekler torbalara konuyor ve sabah yürüyüşü esnasında parkın belli başlı kuş toplanma alanlarına dökülmeye hazır oluyor. Akşam ekmekleri parçalamayı aksattılarsa, önceden aldıkları buğdayın bir kısmını belirledikleri yerlere döküyorlar, böylece günü boş geçmemiş oluyorlar.

Akşamdan hazırlanıp, torbalara konulan ekmeklerimizin bir ufak örneği. Burada görünenler biraz daha kuru oldukları ve ıslatılmaları gerektiği için, daha küçük bölünmesi gerekirken işin kolayına kaçıldı :)
Akşamdan hazırlanıp, torbalara konulan ekmeklerimizin bir ufak örneği. Burada görünenler biraz daha kuru oldukları ve ıslatılmaları gerektiği için, daha küçük bölünmesi gerekirken işin kolayına kaçıldı :)

Burada dikkat edilmesi gereken birkaç ufak nokta var, gözlemlediklerim ışığında sizlerle paylaşmak istiyorum:

-Verilen ekmekler kuru veya eski olabilir, ancak asla küflenmiş durumda olmamalıdır. Küflenmiş herhangi bir besin maddesi, hayvanların çoğunun bünyesi için zehir etkisi taşıyor. Biz nasıl ki küflenmiş bir ekmeği yiyemiyorsak, kuşlar için de aynısı geçerli. Hatta bu şekilde kuş besleyen birilerini gördüğünüzde kibarca uyarmak da, bu duyarlılığın artması için önemli olabilir.

-Eğer çok kuru bir ekmeği vermeye niyetliysek, öncesinde mutlaka ıslatmalı ve de mümkünse, ufak parçalara bölmeliyiz. Vakit yoksa, ufak bir blender işlemi de işimizi görecektir.

-Hazırladığımız ekmekleri-su kaplarını hedef olabilecekleri(kedilerin yuva yaptığı yerlere, araçların geçtiği yollara çok yakın) yerlerden hariç bölgelere koymaya dikkat etmeliyiz. Ayrıca çok fazla insanın geçtiği ve her insan yürüyüşünde kuşların kaçıştığı bir yere ekmek atarsak da, bunun pek kıymeti olmayacaktır.

-Son olarak: serçelerin ve güvercinlerin yoğun olduğu bir bölgede yemleme yapıyorsanız, güvercinlerin serçelere pek fırsat vermediğini, tüm parçaları kendilerinin kapmaya çalıştığını göreceksiniz. O yüzden, eğer fırsatınız varsa, çaktırmadan belirlenin noktanın biraz ötesine birkaç avuç ekmek serpmenizin serçeleri daha da mutlu edeceğini düşünüyorum. “Vahşi doğada güvercin serçeye yiyecek mi bırakırmış” diye düşünüyor olabilirsiniz, ancak değil mi ki şehirde yaşıyoruz, hiçbirimiz vahşi dünyaya uymak zorunda değiliz :)

Ekmeği kuşlar için ideal boyuta ulaştırdınız, torbaladınız ve beslenebilecekleri yerlere doğru serptiniz. İşin en eğlenceli kısmı burada başlıyor: çoğunluğu güvercinlerden oluşan onlarca, yüzlerce kuş bir anda kanat çırparak ekmeğin sıkça atıldığı bölgeyi tanıyarak oraya geliyor, birbirilerinin etrafında dolaşarak ekmekleri gagalamaya başlıyor. Yerden biraz yüksekte, gagalanarak havaya atılmış ekmeklerin uçuştuğunu görüyorsunuz ve çok değil, birkaç dakika içinde neredeyse hepsi silinip süpürülmüş oluyor. Ardından da, eğer bıraktıysanız, su döktüğünüz küçük kaplara dadanıyor ve kana kana günlük su ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayıp, keyifleri yerine geldiyse, yollarına koyuluyorlar.

Bu işlemi birkaç kere yapıp, sonrasında ise hayat rutininiz haline getirmekten oldukça keyif alacağınızı ve bir öncek paragrafta aktarmaya çalıştığım görüntüyü canlı canlı seyretmenizin, güzel bir deneyim olacağını düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>