Blog yazmak üzerine verdiğim tavsiyeler sadece gözlemlerime ve bundan sonra sitem için uygulamaya çalışacaklarıma dair olacak.

Blog Yazmak-Blogunuzu Nasıl Güncel Tutarsınız?

Internet’te yaptığım rutin gezintilerde, yaptığım aramalarda, bakmamın önerildiği sayfalarda mutlaka blogların yeri oluyor. Blog yazmak üzerine ilgim olduğu için bu konuda kafamda belli başlı kriterler oluşturmuş durumdayım. İhtiyacım olan bilgiyi almak için girdiğim bir sitede yazılanlara şöyle bir göz gezdirmemin ardından ilk baktığım şey sitenin güncel içeriğe sahip olup olmadığı. Eğer güncelse takip listeme (çoğunlukla da tarayıcımın yer imleri bölümüne) ekliyorum ve sosyal medya hesaplarına da mutlaka göz gezdiriyorum. Güncel olmadığında ise sadece ihtiyacım olan bilgiyi alıyorum ve bu site, sadece 1-2 saat sonra girdiğimi bile unuttuğum bir site haline dönüşüyor. Dolayısıyla, Internet’in yenilik sağlanmadığı takdirde çok nankör bir mecra olduğunu söyleyebiliriz. Blog yazmak ve yazılan blogu güncel tutmak da bu yüzden önemli.

Bloguma yazdığım ilk yazıdan beri vurguladığım üzere: ben popüler, yaptığı herhangi bir işte aşırı derecede uzmanlaşmış veya yazı yazmayı meslek haline getirmiş bir blog yazarı değilim. Bu sitede yaptığım şey, adından da anlaşılacağı gibi, yeni deneyimlerimi ve bunların bana neler kattığını-katmadığını insanlarla bir şekilde paylaşmak, onlardan geri dönüş almak. Bu yüzden, verdiğim tavsiyeler sadece gözlemlerime ve bundan sonra sitem için uygulamaya çalışacaklarıma dair olacak.

Blogunuzu nasıl güncel tutarsınız sorusuna ise benim verdiğim birkaç cevap şu şekilde:

Günde en az 200 kelime yazmaya çalışın: Blogunuzun belirli bir yazı döngüsü olması şarttır. Hayat koşulları ve meşgul olduğumuz işler dolayısıyla zaman zaman bu tarz “keyfi işlerimize” vakit bulamıyor olsak da, ziyaretçilerimizi ve blogu takibi alışkanlık edinmiş kişileri yeni yazılardan uzak tutmak, onlara eskiden okudukları yazılarla dolu bir anasayfa vermek sağlıklı bir fikir değil.

Bu yüzden ben, blogum için son zamanlarda ilgilendiğim hobilerimden, yaptıklarımdan, düşündüklerimden parçalar bulmaya, etrafımdaki soruların cevaplarını yazıya dökülecekmiş gibi cevaplamaya çalışıyorum. Çeşitli dönemlerde, yazmak istediğim için yazdığım yazılarımı ortaya çıkararak, onları geliştirme çabası içine giriyorum. Çoğu zaman bu iki yöntemden birisi sonuç veriyor, eğer bir yerde tıkanmam söz konusu olduysa, eskilerden bir başlangıç noktası veya önümde uzanıp gidebileceğini hissettiğim bir yeni tecrübem bana yol gösteriyor.

blog-yazmak

Günde 200 kelime civarında yazı yazdığınız zaman, haftalık 1400 kelimelik bir yazı havuzuna ulaşıyorsunuz ki, bu yazılanlar benzer konular üzerineyse neredeyse 2 adet yazının ufak tefek hataları düzeltilmek, üzerinden geçilmek üzere hazır olması demek. 200 miktarı gözümüzde büyüyorsa eğer, “daha iyi blog yazmak ve kendimi geliştirmek için nasıl bir rutine, çalışma yöntemine ihtiyaç duyarım” sorusunu düşünerek yola çıkarak bu yazıyı yazmaya başladığımı ve sadece bu maddenin 187 kelime olduğunu söyleyebilirim :)

Sitenize sık sık dışarıdan bakmayı deneyin: bazen yazdıklarımızı, tasarladıklarımızı ve düşündüklerimizi o kadar içselleştiririz ki, onlara karşı yapılan her eleştiriyi karşılamaya çalışmak, elle tutulur cevaplar veremediğimiz zaman bile bunları haklı göstermek çabasına düşeriz. Bu hataya sık sık düşüyor olsam da, sağlıklı bir tartışma ve değerlendirme yöntemi olarak görmüyorum.

web

Bu önerimin bir başka avantajı daha mevcut. Okunmayı zorlaştıran yazım yanlışları, kırık linkler, görünmeyen resim dosyaları gibi, eskiden yazılmış blog yazılarının çoğu can sıkıcı ve okumaktan soğutucu handikaplarını, bu dışarıdan bakma alışkanlığıyla yok edebilir, blogunuzu daha canlı kılabilirsiniz.

Yakın çevrenize yaptıklarınızdan ve yazdıklarınızdan bahsedin, bol bol fikir isteyin: Bir önceki maddede bahsettiklerimle hemen hemen aynı sebeplerden ötürü, bunu sık sık yapmakta fayda görüyorum. Kimse bizi yakınımızdaki insanlar kadar tanıyamaz, yapabileceklerimizin kapasitesini onlar kadar doğru tahmin edemez.

Sitenizin açılış amacından sapmayın: Kimse teknoloji, sanat, spor gibi konularda blog yazmak odaklı bir sitede “bugün su sayacımla ilgili şöyle bir problem yaşadım ve insanların ne kadar umursamaz olduğunu sizinle de paylaşmak istedim” gibi bir yazıyı görmek istemez. Bu yüzden, bu tarz aşırı kişisel yazıların ayrı bir yeri olduğunu ve o yerin kurduğumuz Internet sitesi olmaması gerektiğini düşünüyorum. Su sayacınızla ilgili yaşadıklarınızı illa ki paylaşmak istiyorsanız bu, problemi nasıl pratik bir şekilde çözebildiğiniz üzerine genel bir yazı olmalı ki, sitenin açılış amacını bilen insanlara az çok fikir verebilsin.

Blog Yazmak-Blogunuzu Nasıl Güncel Tutarsınız?” üzerine 5 yorum

  1. Birçoğumuzun blogları açtıktan sonra belirli makalelerimizide tamamlayıp, dahasını nasıl getirebilirim acaba ? Nasıl daha ilgi çekici bir makaleler yayınlayabilirim ? dediğimizde bunun cevabını anlatan güzel bu makalenizle karşılaştım :)

  2. İnsanların gerçekten merak ettiği konularda açılan bloglar gerek yorum olsun gerek hit olsun büyük bir fark yaratıyor. Önemli olan işte o konularda bilgi sahibi olup güzel bir üslup ile yazabilmekte.

  3. Günlük en az 200 kelimelik değil de 300 olması daha iyi olur bence.Google amcanın yaptığı güncelleme sonrası zaten sistemler yerle bir oldu.sadece özgünlük önemli.tanıtım yazısı yada link işleri bitti gibi

  4. Blog kurmak kolay da güncel tutup blogu beslemek gerçekten zor iş. Herkes önce bir hevesle başlıyor ama bir süre sonra gerek diğer meşguliyetler, gerekse ne konuda yazacağını bilememe gibi etkenler giriyor devreye. Çok faydalı bir makale olmuş, teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>