Kendi tecrübemden de yola çıkarak, akıllı telefon satın alırken dikkat edilmesi gerekenler üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:

Akıllı Telefon Satın Alma Rehberi – 1

Birkaç yıldır hayatımızda olan akıllı telefonların sayısı, gün geçtikçe daha da artıyor, daha fazla model ve marka piyasada yer bulmaya başlıyor. Bu konuda ilerleyen zamanlarda daha da fazla rekabet yaşanacağı, fiyatların bir miktar daha düşeceği üzerine bir öngörüm olsa da, seçim konusunda kafamızın daha çok karışacağı kesin gibi.

Akıllı telefonlar maalesef günümüz koşullarında ucuz ürünler değil. Dolayısıyla aldığımız bir akıllı telefonu beğenmediğimizde 2-3 ay sonra yenisini almamız veya bir köşeye atıp, eskisini kullanmaya devam etmemiz de mantıklı tercihler değil. Bu sebepten, almadan önce incelikle araştırıp, üzerine bir miktar kafa yorarak, kararımızı bu şekilde vermemiz gerekiyor. Kendi tecrübemden de yola çıkarak, akıllı telefon satın alırken dikkat edilmesi gerekenler üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:

İlk adım: İhtiyaç Belirlenmesi

Gerçekten bir akıllı telefona ihtiyacınız var mı? Normallerinden farklı olarak, bu telefonlarda sık kullanacağınız hangi özellikler mevcut?

Sırf önceden kullandığınız telefon eskidi/bozuldu diye bir akıllı telefon almaya niyetleniyorsanız, tekrar düşünmenizi öneririm. Günümüzde akıllı telefonlar birçok ihtiyacı karşılıyor olmasına rağmen, bunların sizin ihtiyacınız olup olmadığı önemli bir soru. Eğer dışarıdayken bir kez bile online olma, akıllı telefonun yapabileceği işleri yapma ihtiyacı duymamışsak, bu tarz modellere yönelmemiz gereksiz olacaktır. “Fotoğraf/video çekimi” cevaplarını duyar gibiyim :) sırf bu iki amaç için çok kaliteli ve akıllı telefonlarla karşılaştırıldığında çok daha ucuza gelebilen video kameralar, fotoğraf makineleri var. E-kitap okumak istiyorsak, elektronik mürekkep teknolojisine sahip, gözü yormayan ve şarjı da çok uzun süre dayanan (ortalama kullanımda 1 aya kadar) e-reader’lar var. Evde Internet’e bilgisayar olmadan ulaşmak istiyorsak, Wi-Fi ve 3G bağlantısı da sağlayan oldukça şık tabletler mevcut. Bu yüzden, ihtiyaçların kesin olarak belirlenmesi çok önemli.

Hangi İşlerde Kullanılacak?

Önceki soruyu cevaplandırdıysak ve akıllı telefonun gerekliliği yönünde bir düşünceye sahipsek, bu sefer yine “hangi özelliklere sahip olmalı” sorusu karşımıza çıkacaktır. En çok bilinen markaların, en son model, çıktığından beri fiyatı düşmemiş telefonlarından satın almak bize ne kazandırır, ne kaybettirir?

Bir yabancı sitede gördüğüm, akıllı telefonlarla normal cep telefonlarını karşılaştıran mizahi bir resim. iPhone'un olduğu tarafta "Yere düştüğünde ekranı kırılır", Nokia 3310'un olduğu tarafta ise "Yere düştüğünde zemini kırar" yazıyor :)
Bir yabancı sitede gördüğüm, akıllı telefonlarla normal cep telefonlarını karşılaştıran mizahi bir resim. iPhone’un olduğu tarafta “Yere düştüğünde ekranı kırılır”, Nokia 3310′un olduğu tarafta ise “Yere düştüğünde zemini kırar” yazıyor :)

Sadece Facebook/Twitter ziyaretleri yapıp, ara sıra Internet üzerinden okey oynayacaksak, son model bir telefon almak ciddi bir para israfıdır. Sık sık Internet üzerinden önemli işlerimizi halletmeye ihtiyacımız varsa, çizim-hesaplama gibi ağır işleri yapan programları kullanmamız veya sosyal medyaya hızlı ve kaliteli bir şekilde içerik aktarmamız gerekiyorsa, verilen para ancak o zaman harcandığına değecektir. Bu sebepten, ikinci ihtiyaç belirleme değerlendirmesi de önem taşıyor.

Donanım Özellikleri: RAM, İşlemci, Kamera ve Ekran Kalitesi

Bugün birçok telefonda standart olarak 1 GB RAM kullanılsa da, istisnalar da yok değil. Sözgelimi, yaklaşık bir seneyi aşkın süre önce 512 MB RAM miktarına sahip bir telefon almış ve ciddi anlamda hayal kırıklığına uğramıştım. Satın aldığım markanın kalitesine ve güvenilirliğine dair hiçbir olumsuz düşüncem bulunmasa da, aramalarda dahi 10 saniye bekletmesi beni çileden çıkarmaya yetti de arttı bile.

Ben 2014 şartlarında piyasaya sunulan orta halli bir telefonda en az 1-2 GB RAM bulunması gerektiğini düşünüyorum (arada çok ciddi farklar yoksa kesinlikle en az 2 GB) aksi takdirde aldığınız telefon sizi pişman edebilir, eski telefonunuzun fonksiyonelliğini ve basitliğini mumla arayabilirsiniz.

Ayrıca, birçok telefon firması, sattıklara telefonlar için en azından 1-2 sene boyunca yazılım güncellemesi sunabiliyor. Sunmasa bile, bu güncellemeleri elle yapmanız mümkün. Yapılan güncellemeler telefonu daha stabil kılıp, olumlu değişimler yaratsa da, çoğunun RAM kullanım miktarını artırdıkları da biliniyor. Sonradan bu konularda başımızın ağrımaması için de RAM miktarına dikkat etmek önem taşıyor.

İşlemci de, ısınma ve performans problemleri yaşanmaması açısından dikkat edilmesi gereken bir başka önemli nokta. Konunun uzmanı olmadığım için ayrıntılı bilgi veremiyorum. Ancak bu konuda uzmanlaşmış ve telefonlara da benchmark testi uygulayabilen bazı siteler mevcut. İşlemcinin gücünü, diğerleriyle karşılaştırıldığında ortaya çıkan sonuçları bu sitelerden rahatlıkla araştırabilir, tercihinizi bu şekilde yapabilirsiniz.

Kamera ise kullanıcıların en çok yanıltıldığı ekipmanlardan birisi. Üzerine yazan megapiksel yazısı çoğu zaman yeterli gözükmesine rağmen, telefonu satın aldıktan sonra çektiğimiz fotoğrafları-videoları izlerken canımız sıkılabiliyor. Bunu engellemek için de, önceden yapılmış tüketici yorumlarını gözden geçirmek şart. Bazı siteler karanlık-aydınlık ortamda yapılan fotoğraf-video çekimlerini, kameranın ayrıntılı tahlillerini yaparak kullanıcıya sunuyor. Bu testlerden faydalanmanın da önemli olduğunu düşünüyorum.

Ekran kalitesini belirleyenler ise, çoğunlukla dokunmatiğinin algılama hızı ve doğruluğu ile Retina-AMOLED-IPS gibi türler arasında yapılan karşılaştırmalar oluyor. Almak istediğiniz telefonun teşhir ürününü incelerken gördüğünüz çok parlak ve muhteşem görünen ekran, eve geldiğinizde hayal kırıklığı yaşatabiliyor, zira bu tarz teşhir yerlerinde ekran parlaklığı en yükseğe getirilip o şekilde bırakılmış oluyor. Kullanıcıların kullanma hali ise çoğunlukla orta parlaklık kalitesinde. Bu durum hem görüş, hem de bataryanın daha uzun süre dayanması için daha iyi bir seçenek. Bu konuda da tüketici ve uzman yorumlarının okunmasını, ekran farklarının incelenmesini ve teşhir ürününü kurcalayıp, ayarlarıyla oynayarak kişinin kendisine uygun olanını bulmasını öneriyorum.

İşletim Sistemi: Android, IOS, Windows Phone

Açık kaynak kodlu Android, Apple ürünleriyle uyumlu çalışan iOS ve Nokia’yı satın alarak piyasada belli bir hakimiyet kurmaya çalışan Windows’un telefonlar için ürettiği işletim sistemi. Sizin için hangisinin uygun olduğunu seçmeniz, yine kullanım amaçlarınıza ve tüketici profilinize bağlı. Bugünkü akıllı telefonların sadece tek bir işletim sistemine uyumlu şekilde üretildiğini ve birisi yüklüyken diğerine geçmek gibi bir lüksümüz olmadığını da hatırlatmak gerek.

Telefonunuza koyduğunuz uygulamalar konusunda daha serbest olmak, tercihlerinize göre özelleştirmek istiyorsanız bu konuda öncelikle bakmanız gereken sistem Android. Google Play’da tercihlerinize uygun birçok ücretli/ücretsiz program bulabilir, bunları kendi keyfinize göre özelleştirebilirsiniz.

iOS işletim sistemi ise rahat kullanım, konfor sağlamasına rağmen, bazı kısıtlamaları barındırarak gelmekte. Örneğin flash kullanan siteleri açmakta zorluk yaşayabiliyor, market dışında kolay kolay uygulama yükleyemiyor, bunları özelleştirmek konusunda da serbest olamayabiliyorsunuz. Bunun haricinde, blueooth bağlantısının dosya aktarımı için kullanılamadığını da hatırlatmakta fayda var.

Windows Phone, diğerlerine kıyasla çok daha taze ve yeni yeni tanınan bir işletim sistemi. Şimdilik sadece Nokia marka telefonlarda kullanılıyor. Marketindeki uygulamaların az oluşu, yine Android kadar serbestlik tanımaması ve kimi tüketici yorumlarında çokça bahsedilen hata mesajları ise ciddi handikaplar taşımasına sebep olmuş durumda. Bu üç işletim sisteminin de Windows bilgisayarlarla uyum sağladığını, Windows Phone’un bize çok ayrıcalıklı bağlantı özellikleri vs. sağlamadığını da gözönünde bulundurmak gerekiyor.

RAM miktarı konusundaki seçim de işletim sistemi seçimiyle bağlantı taşıyor. iOS ve Windows Phone üst üste açtığı uygulamalar konusunda kullanıcısına fazla problem yaşatmazken, Android fonksiyonel ve açık kaynak kodlu bir uygulama olmasının handikapını, belleğinin şişmesi ve bunu telefonu olumsuz yönde etkilemesiyle yaşatıyor. Bu tarz durumlarda telefonu açıp kapatmak sorunsuz bir çözüm olsa da, her zaman bunu yapmak ciddi bir zaman kaybı. Benim tavsiyem, Android işletim sistemini fonksiyonel ve özelleştirilebilir olması sebebiyle tercih eden kullanıcıların, bu sistemi taşıyan telefonlarının RAM miktarına dikkat etmeleri. Bu konuda iki sistem de Android’den bir adım ötede diyebiliriz. Tercih sizin :)

Not: Ubuntu, Blackberry OS gibi işletim sistemleri piyasada bulunsa da, tüketicilerin ihtiyaçlarına üstte yer verdiğim 3 işletim sistemi kadar iyi cevap veremedikleri için bunları atladım.

Fiyat: O Telefona O Kadar Para Verilir Mi?

Akıllı telefonlar hayatımızda bilgisayarlar-televizyonlar kadar uzun süredir bulunmuyorlar, dolayısıyla teknolojisinin gelişmesi daha geriden geliyor. Firmalar da bu gelişmeyi sağlamak için masrafları tüketiciye yüklüyorlar. Ayrıca Türkiye’de uygulanan vergiler, distribütörün ve satıcının kar payı gibi eklemeler de telefonun fiyatını iyice ateş pahası kılıyor.

Bu konuda bana göre iki ölçüt var. Birincisi, bu telefona harcadığımız para bizim ciddi ihtiyaçlarımızı karşılamamıza engel olacak, bizi zor duruma sokacak mı? Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysak tercihlerimizi tekrar gözden geçirme zamanı gelmiş demektir.

İkincisi ise, satın alındıktan 2-3 sene geçip, telefon o zamanki rakiplerine görece eski bir teknolojide kaldığı zaman “Zamanında iyi para verdik ama değdi doğrusu arkadaş, hala çok işimi görüyor.” diyebilecek miyiz? Bunu diyebiliyorsak zaten hiçbir problem kalmamış demektir.

Son olarak, kendi kullandığım bir siteyi de, kendi karşılaştırmalarınızı yapabilmeniz için vermek istiyorum. Benchmark karşılaştırması için kullanabileceğiniz site için burayı tıklayabilirsiniz.

Yazının sonuna gelmemizin ardından, sizlere yurtdışında yapılmış bir adet Sony Xperia Z2 değerlendirmesini örnek vermek istiyorum. Videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz:

Akıllı Telefon Satın Alma Rehberi – 1” üzerine 3 yorum

  1. Artık akıllı telefon almak da çile haline geldi. En iyisi diye aldığınız telefon bir ay sonra eskimiş oluyor. Bir hevesle onca para verip aldığımız telefonun değeri gözümüzde haliyle sıfırlanıyor. O yüzden ihtiyacımıza yönelik uygun telefonlar kullanmak hem bütçemize yarar sağlayacaktır hem de ileri zamanlarda pişmanlık yaşamamıza engel olacaktır.

    Çok güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim.

  2. ben iphone alıpta memnun olmayan bir kişi görmedim.Adamlar nasıl yapıyorsa bu telefonu,ne kasma sorunu nede bozuma sorunuyla karşı karşıya gelmeyiruz.Önerebileceğin sadece benim iphone dir.Birde vestelin çıkardığı bit telefon var onu da baya met ediyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>